Teknoloji ve Hayata dair günceler

Youtube’deyiz!


Kategoriler


Son Yorumlar..


Güney Kore’nin Eğitim Atağı ..

Kemal İKİZOĞLUKemal İKİZOĞLU

Tamamen dijital eğitime geçiş sürecini başlatan Güney Kore, 2015 yılından itibaren hiçbir okul kitabı kullanmayacak.

Birçok ülkede elektronik tahtalar, projeksiyon cihazları, ses ve video kaydediciler eğitime destek için devreye sokulmuş durumda. Ancak Güney Kore hükümeti 4 yıl içinde tüm basılı ders kitaplarını ortadan kaldırarak bu alanda bir ilki gerçekleştirecek.

BTnet.com.tr‘nin aktardığı habere göre tüm müfredatını akıllı telefon, tablet bilgisayar ve akıllı TV?ler aracılığıyla uygulayacak hükümet, 2015 yılına gelindiğinde eğitim sistemi içerisinde basılı ders kitaplarından eser bırakmayacak.

Dijital kitaplarla iki yönlü (interaktif) bir eğitim sistemini beraberinde getirecek olan eğitim bakanlığı projesi kapsamında geçiş, 2014 yılında ilkokulların tümüne uygulanmış olacak. 2015 yılı ise dijital eğitimin yüksek okul mezunlarına kadar uzandığı yıl olacak.

UZAKTAN EĞİTİM 2013’TE
Hükümetin planı çevrimiçi eğitim yapan sınıfların sayısını 2013 yılında artırmak. Böylece okula gidemeyen veya seyahat engeli olduğundan uzaktaki eğitimlere katılamayan öğrenciler örgün eğitim içerisine dahil edilebilecek.

IPTV ise hükümetin üniversite müfredatını ve yabancı dil kurslarını verebilmek için kullanmak istediği bir başka teknoloji. Diğer taraftan öğretmenlerin dijital eğitim sistemine adapte olabilmeleri için başlatılan öğretmen eğitimleri de tüm hızıyla devam ediyor. Verilen bilgiye göre öğretmenlerin yüzde 25’i cihazları nasıl kullanacaklarını şimdiden öğrendi.

Yukarıdaki haberi okuyunca birçok düşüncenin aklınızdan biran geçtiğini rahatlıkla göreceksiniz.Bunlardan kısaca bahsetmek bile insanı bir şekilde heyecanlandırıyor. Güney Kore hükümeti eğitim sisteminde yeni bir reforma hazırlanıyor.Eskiden diye cümleye başlayacaktım ama başlama gereği duymadım.Çünkü hala yakın bir ilköğretim okulunun yanından geçtiğinizde de göreceksiniz ki her okula giden öğrencinin sırtında bir çanta.Bu çantanın içinde kaç kitap , kaç defter olduğunu görmeden anlayacaksınız ki öğrenci çantayı taşımakta zorluk çekiyor.Ayrıca küçük çocukların daha kemik gelişimleri yeni yeni tamamlandığı sıralarda o kadar ağır çanta ile resmen kendi mücadelelerini veriyorlar. Aile daha az kitap koyarak cocuğuna fazla ağırlık taşıtmamak istiyor.Ya da fazla koyulan kitapları bir büyükleri yardımıyla taşıyorlar.Öğretmenlere ne demeli..Ödev , konu anlatım , uygulama , test yöntemlerini daha aktif öğretebilmek için birsürü kitap , kaynak istiyor.Her iki durumda haklı ama kimse kimseye suç bulamıyor.

Peki her dönem bastırılan o kitaplar ne olacak ? Devlete maliyeti ne kadar?Eskiden kitaplar devlet dağıtımında değilken her aile her gün kitapçı , yayınevi , kırtasiye peşinde koşturuyordu.”Matematik , hayat bilgisi kitaplar geldi mi ? Ne kadar ücreti , ne zaman gelir? ” sorularıyla boğuşuyordu.Yeni hükümet buna biraz daha açılım getirdi ve kitaplar ücretsiz olarak dağıtılmaya başlandı.Evet bu çok güzel bir olay.Hatta sınıflara projeksiyon , akıllı tahta , laptop kampanyası olarak Fatih projesini de hayata geçirildi.Bu da çok güzel..

Teknoloji diyoruz. Bunu kullanmalıyız,herkes yararlansın diyoruz.O zaman gelişen sistemlerle paralel olarak öğrencilere bu haklardan yararlandırmak, onların daha fazla eğitime verilecek önemi arttıracağını , öğrenci çekirdekten bu kullanımlara alışmış olarak hazırlanacak.Suan okullarımıza atanan öğretmenlere bir bakın.Yaş sınırı ne kadar üst seviyede olsa da öğrencilere eski sistem birşeyler öğretme çabasında.. E – Okul sistemine geçildi.Gerçekten çok güzel.Ama bunu kullanamayan , öğrenemeyen, “yaş kemale ermiş bundan sonra bunu mu öğreneceğim!”  diyen okullarda birçok öğretmenler bulunmakta. Bu yaştaki eğitimcilere ne kadar seviye yükseltme eğitimi verilse de boşa olacaktır. Hala koltuğu kaptırmayalım. “Oğlan/kız okuyor üniversitede !” mantalitesi ile devam ediyoruz.. Yaş gelmiş 65 hala koşuşturuyor devlet işinde..

Ayrıca birde söyle birşey var.Şimdi biz bu olayları hep madalyonun parlayacak yüzüne göre biçimlendiriyoruz.Peki madalyonun diğer yüzüne ne demeli ? Bir öğrenci kendisini verimli hale getirebilmek için başında sıkıntı , stres ve ne olacağım derdi olmayacak. ilköğretimden başlayarak bir sbs ile mücadele ediyorlar.Sonra lise sonunda ÖSYM eğer akademik bir hayali varsa ALES , KPDS , KPSS bu silsile halinde böyle ilerliyor. Ya bu silsile devam eder eğitim sistemini hiç değiştirmezler. Ya da bunları biraz daha iyileştirme yerine pilot bölgede testini yaparak yaygınlaştırmaya çalışırlar.Böylece eğitime ayrılan o kadar baskı parası daha yararlı şekilde kullanılmış olur.

Yukarıda okuduğunuz haber bir gelişimin göstergesi.. Tabi içinde illa problemler çıkacak.Küçük problemler sisteme göre aşılması daha kolay sıkıntılardır.Ama şunu biliyorum ki yeni bir şeylere alışmak zordur.Her cefanın da bir sefası vardır..

Sizde yaşadığınız sıkıntılarınızı burada paylaşabilirsiniz..

 

 

 

Eğitim ve teknoloji haberlerini, ilginç ve önemli bilgileri, kendimi geliştirdiğim alanlardaki öğrendiğim tecrübelerimi blogumda paylaşıyorum. Öğrenmekten ve paylaşmaktan zevk alıyorum.İnandığım bir şey var ki istisnalar hariç, hiçbir şey imkansız değildir. Mucizeler için zaman gerekir! Bu benim yaşam felsefem.

Yorumlar 0
İlk yorumu yazmak ister misin?